|
||||
| Güngören'in Tarihçesi |
|
1604 doğumlu 16. Osmanlı Hükümdarı Sultan Genç Osman (1618–1622), ava meraklı bir padişahtı. Güngören Köyiçi’nde, günümüzde ilçenin nadir tarihi eserlerinden biri olan Genç Osman Camii’ni ve üst tarafında bir “Av Köşkü” yaptırmıştı. Ve ayrıca cami ile köşk arasında bir hamam ve köşkün doğu tarafına da bağ yaptırmıştı. Caminin kıble duvarına isabet eden sağ ve sol iki tarafına yaptırılan ve 1990’lara kadar akar vaziyette kalan iki çeşme ise, kışları sıcak, yazları da buz gibi soğuk akmasıyla ünlenmişti. Günümüzde sağdaki çeşme halen yerinde durmakla birlikte soldaki çeşme hoyratça yıkılıp kaybedildi. Her iki çeşmeye su veren camiin batısındaki sırtlarda yer alan kaynaklar da, üzerine imam meşrutası ve İmam Hatip Okulu yapılarak tahrip oldu. Yakın zamanlara kadar akan bu çeşmeler artık kurudu. Camiinin üzerine bina yapılan bağından ise eser bırakılmadı.
Sultan Genç Osman’ın adını alan camiin hizmetinde imam-hatip, müezzin, kayyum, faraşçı ve hizmetli kadrosu olarak 20 civarında insan görevlendirilmişti. Bunların maaş ve camiin masraflarını karşılayacak gelir temini için de Padişah tarafından akar yaptırılmış ve vakfedilmişti. Bu akarların bir kısmı Suriye’de (muhtemelen Şam’da), bir kısmı da İstanbul Karaköy Meydanı’ndaki Ziraat Bankası ve arkasındaki Tatlıcılar mağazalarının karşısında, Bankalar Caddesi’nden inip Galata Köprüsü’ne giden yolun sağında, sıralı Vakıf Dükkânlarıydı. Bunlar, günümüzde meydan genişletilmesi münasebetiyle yıkıldı. Muhtemelen camiinin başka gelir kaynakları da vardı. Ancak bunlar vakıf kaynaklarının titiz bir incelenmesine ihtiyaç duyuyor. Genç Osman’ın katledilmesinden muhtemelen 200 sene sonra, Ahıskalı Aşir Hoca adında bir zat Topkapı’dan bugünkü Güngören toprakları üzerine gelince, içinde keçilerin otladığı cami harabesine rastlamış. Cami belki top atışlarından veya ilgisizlikten bu hale gelmişti. “Bunun vakıflarda kaydı vardır” diyerek Vakıf İdaresi’ne müracaat etmiş ve oradaki kayıtlarda Sultan Genç Osman Camii ve akarlarına rastlamış. Dolayısıyla camiin ihya ve idamesi için görevlendirilmiştir. Kadroların ihdası ile caminin tamir ettirilerek ibadete açılması için vazifelendirilen Aşir Hoca işe koyulur. Aşir Hoca, en az beş-altı çiftlikten oluşan ve Vidos denilen eski Rum köyünde çalışan Müslüman ve sesi güzel dine yatkın kişilerden bir kadro kurmak için harekete geçer. Aşir Hoca’nın bu kadroyu oluşturmak için temasa geçtiği “Müslüman ve dine yatkın kişilerin yaşadığı günümüzün Güngören’i ise, o dönemde Vidos, Burgaz, Haznedar, Emlak ve Ferhatpaşa çiftliklerinden oluşuyordu. Aşir Hoca bu çiftliklerde çalışan ve cami görevine uygun gördüğü kişilerden kadrosunu kurup ayin ettirir. Camiyi tamir ettirir ibadete açar. Bu görevlilere caminin güneybatısında yer alan ve şimdiki Köyiçi mevkiinde Bahçelievler yapmaları için hazineden arazi tahsis ettirir. Ekip biçmeleri için de şimdiki Abdi İpekçi Caddesi’nin Bağcılar Köyiçi’ne doğru uzanan kısmının batı yakasında, 2.5-3 dönümlük parçalar halinde hazine arazisi tahsis ettirir. Güngören, bu çekirdek kadronun yaptığı evlerin civarına yeni konutların yapılmasıyla bir yerleşim bölgesi haline gelir. Vidos Köyü ismi ise, 1935–36 yıllarına kadar devam etmiş, bu tarihten sonra Rumca isimlerin değiştirilmesi yönündeki karar uyarınca Güngören adını alır. “En tatlı bamya” Vidos Çayırı denen ve cami kadrosundaki kişilere tahsis edilen arazinin siyah toprağı ve tatlı suyu, burada ekilen bamyayı dillere destan hale getirmişti. Burada yetişen başta üzüm olmak üzere diğer meyve ve sebzeler de civar köylere göre tat bakımından farklılık kazanmıştı. Bugün “Çengelköy Hıyarı” ne ise geçmişte “Güngören Bamyası” da aynı şöhrete sahipti. 30–40 sene öncesine kadar özellikle Bağcılar ve Mahmutbey köylerinde yetiştirilip pazarlanan bamyalar “Vidos Çayırı Bamyası” diye satılırdı. Tartıda okkadan kiloya dönüldüğü 50–60 sene öncesine kadar bazı sebzeler tane ile pazarlanırken, bamya uzun zaman tane ile satılmaya devam etti. Bamyalar 100’er adetlik paketler halinde satılırdı. Şimdi bu topraklar üzerinde binalar yükselirken, bamya da hafızalarda kalan bir anı oldu. Nesilden nesile gelen bilgilere göre Istranca Ormanları; Arnavutköy, Çatalca, Metris, Atışalanı, Esenler, Güngören ve Marmara’ya doğru uzanıyordu. Ancak bu ormanlar arazi açılması ve yakacak ihtiyacı gibi sebeplerle hoyratça yakılmış ve tahrib edilmişi. Buralarda ahalinin yakacak ihtiyacı için kontrollü “makta” (yakacak odun kesimi hakkı) uygulaması ise çoktan tarih olmuştu.
1. COĞRAFİ YAPI VE ALANLARGüngören, Marmara Bölgesi’nde, İstanbul ilinde ve Avrupa yakasının kuzeyinde yer alır. Güngören’in güneyinde Bakırköy ile Bahçelievler, batısında Bahçelievler ile Bağcılar, kuzeyinde Esenler, doğusunda ise Zeytinburnu ilçeleri yer alır. En düşük rakım 19 metre ile Merter'de, en yüksek rakım da 78 metre ile Genç Osman Mahallesi sırtlarındadır. Davutpaşa Kışlası'nın, üzerine konumlandığı tepenin denizden yüksekliği ise 70 metredir. Güngören, yaklaşık 750 ha alana yayılmış olup ilçenin ortasından geçen Çinçin Caddesi ilçeyi ikiye ayırmaktadır. Genel olarak caddenin doğusu Merter-Keresteciler sitesi, batısı ise Güngören yerleşim merkezidir. Çinçin Caddesi’nin doğusu; Merter-Keresteciler sitesi, sanayi bölgeleri, iş alanları, Üniversite kampus alanı ve konut alanları olarak gelişmiştir. Çinçin caddesinin batısında; genel olarak 3 ile 7 katlı konut alanları mevcut olup kısmen sanayi alanları da gelişmiştir. Kentin GelişimiBir taraftan ilçede betonlaşma hızla artmaya devam ederken, ilçenin, tarihte verimli topraklarıyla anılmasını sağlayan birçok arazi de bugün yok olmuştur. Güngören’in 1947 yılındaki arazi durumuna bakıldığında, ilçenin %60’lık bölümünün özel şahıslara ait çiftliklerden (Vidos Çiftliği, Haznedar Çiftliği, Emlak Çiftliği), %40’lık bölümünün ise, Davutpaşa Kışlası ve Hazine ve vakıf mülkiyetindeki arazilerden oluştuğu görülmektedir. Bugün ise özel mülkiyete bağlı çiftlikler yıkılmış ve büyük binalarla dolmuştur. İlçe, bugün sahip olduğu alanlar bakımından incelendiğinde Güngören Belediye’sinin kurulmasına kadar süren tarihsel gelişim de göz önünde bulundurulmalıdır. Bakırköy – Mahmutbey Bucağına bağlı Güngören köyünde Belediye örgütünün ilk kuruluşu 1966 yılında olmuş, 1981 yılında İstanbul Belediyesine bağlı bir şube müdürlüğü, 1984 yılında ise İstanbul Büyük Şehir Belediyesine bağlı Bakırköy İlçe Belediye Başkanlığı’nın bir şubesi haline getirilmiştir. Yine aynı tarihte köy statüsünden çıkarılarak Bakırköy ilçe merkezinin bir mahallesi yapılmış, 1992 yılında ise ilçe yapılarak Büyükşehir Belediyesine bağlı Güngören Belediyesi kurulmuştur. Alanlar
İlçenin yüzölçümü 7,2 km², nüfusu ise (2000 yılı sayımlarına göre) 271.874 ‘tür. Güngören’de toplam 11 mahalle, 45 cadde ve 735 sokak mevcuttur. İlçede ayrıca 45 park ve 14.329 m² yeşil alan bulunmaktadır. Güngören ilçesindeki mahalleler ve yüzölçümü dağılımları ise aşağıda belirtildiği gibidir:
Güngören'in nüfusu 1950 yılından itibaren İstanbul'a olan yoğun göç nedeniyle hızla artmıştır. Güngören, 1997’ye kadar azalan bir hızla da olsa sürekli göç almıştır. Nüfusun özellikle 1970 – 1975 yılları arasındaki artışı dikkat çekicidir. İlçe, bu periyotta nüfus artışı açısından İstanbul’da beşinci sırada yer almıştır. Güngören’in gelişiminde, sanayi tesislerinin kurulması ve gecekondulaşma birbirini tetiklemiş ve gecekondulaşmanın önlenmesi için oluşturulan toplu konutlar nüfusun artmasına neden olmuştur.
2000 Nüfus Sayımına göre İlçenin nüfusu 271.874 olup, Nüfus yoğunluğu kilometrekareye 32.366(600 ki/ha) kişidir. Sürekli artan nüfusun 2000 yılı sayımlarında %0,75 oranında düştüğü görülmektedir. İlçe genelindeki düşüşe rağmen Güneştepe Mahallesinde kayda değer nüfus artışı da dikkat çekmektedir. Güngören’de temel nüfus sorunlarından biri de, gece ve gündüz nüfusunun değişimine bağlıdır. İlçede ikamet edenlerin sayısı üç yüz bini bulmazken yoğun sanayileşmeye bağlı olarak gündüz nüfusunun sekiz yüz bine yaklaştığı tahmin edilmektedir. Yerel yönetimler bütçesinden resmî nüfusuna göre pay alan Belediyenin, gerçekte daha fazla sayıda nüfusa hizmet vermek zorunda olması önemli bir sorundur. Güngören nüfusu, yukarıdaki verilerden de anlaşılabileceği gibi Anadolu’dan gelen göçlerle sürekli artmıştır. 1970’te 40.160 kişilik nüfusa sahip ilçe, yalnız mutlak nüfusu açısından değil İstanbul nüfusundan aldığı pay itibariyle de büyümüştür. Ancak son nüfus sayımları göz önünde bulundurulduğunda nüfustaki artışın durduğu görülmektedir. Güngören’de nüfusun daha çok ilçenin batısında toplandığı görülmektedir. Nüfusu en yüksek üç mahalle (Merkez, Güneştepe ve Fevzi Çakmak) ilçenin batı kesimindedir. Bu bölgeler daha çok ikamet amaçlı kullanılmakta, sanayi tesisleri ise ilçenin doğusunda bulunmaktadır. Fevzi Çakmak ve Akıncılar Mahalleleri 750 ki/ha ile ilçede en yüksek nüfus yoğunluğuna sahip mahallelerdir. Konut yoğunluğunun en az olduğu mahalle ise Tozkoparan’dır. İlçede, nüfusun mahallelere ve yıllara göre dağılımı aşağıda verilmiştir;
İBB Planlama ve İmar Daire Başkanlığı Şehir Planlama Müdürlüğü tarafından hazırlanan Kentsel Donatılara İlişkin Kent Raporu’na göre ilçenin 2025 yılında nüfusunun 519.204 kişi olacağı hesaplanmıştır. SAĞLIK UYGULAMALARIGüngören’de sağlık alanında hizmet vermekte olan 9 sağlık ocağı, 16 adet de özel sağlık kuruluşu bulunmaktadır. Toplum sağlığına yönelik yapılan çalışmalarda, Sağlık Bakanlığının Güngören’deki temsilcisi olan Sağlık Grup Başkanlığı 9 sağlık ocağının yanı sıra 1 tane de ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi olmak üzere toplam 10 tesise sahiptir. Sağlık Grup Başkanlığı, aşı, aile planlaması ve tedavisinin yanı sıra işyeri mutfaklarında, çay ocaklarında vb. yerlerde çalışan personelin taşıyabileceği hastalıkların tespiti için portör muayenesi, şebeke sularının klor ölçümleri yapmakta ve ayrıca Belediye, Milli Eğitim ve Emniyet Müdürlüğü’nün katılımıyla oluşturulan bir ekiple okullardaki kantin, tuvalet, okul yakınlarındaki gıda satıcılarını da denetlemek gibi faaliyetler kapsamında çevre sağlığı alanlarında da çeşitli hizmetlerde bulunmaktadır. Güngören’de, SSK, devlet hastaneleri, üniversitelere bağlı hastaneler gibi büyük sağlık kurumları bulunmamaktadır. İlçede insanların muayene ve tedavi ihtiyaçları daha çok özel sağlık kurumları tarafından karşılanmaktadır. Mevcut sağlık ocakları ise genel olarak muayene hizmetleri vermektedirler. Ayrıca sağlık ocaklarının kullandığı binalar da oldukça yetersizdir. İBB Planlama ve İmar Daire Başkanlığı Şehir Planlama Müdürlüğü tarafından hazırlanan Kentsel Donatılara İlişkin Kent Raporu’nda yer alan ilçenin sağlık durumuna ilişkin bilgiler ise şunlardır:
Bölgesel Sağlık tesisleri çıkarıldığında ilçe düzeyinde sağlık tesisleri yönünden Güngören yüksek değer taşıyan bir ilçe olarak değerlendirilmektedir ( İBB – Kentsel Donatılara İlişkin Kent Raporu, Ekim 2003). EĞİTİM UYGULAMALARIGüngören’de 5’i özel olmak üzere 26 ilköğretim kurumu ve 3’ü özel 11 ortaöğretim kurumu bulunmaktadır. İlçede özel okulların eğitime katkısı okul sayısı açısından ilköğretimde %19, ortaöğretimde ise %27; öğrenci yükü bakımından ise ilköğretimde %3, ortaöğretimde ise %5’tir. 6 adet anaokulunun bulunduğu ilçede ayrıca Halk Eğitim Merkezi ve Meslekî Eğitim Merkezi de eğitim faaliyetlerini sürdürmektedir. Özellikle Meslekî Eğitim Merkezi, İstanbul’da merkez konumundadır ve İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün sekretarya görevini sürdürmektedir. İlçedeki toplam öğrenci sayısı 23.658’i kız, 24.212’si erkek olmak üzere 47.870’dir. İlçede İlköğretim okullarında derslik başına düşen öğrenci sayısı 47,19’dur ve ihtiyaç duyulan derslik sayısı 20 olarak belirlenmiştir. Ortaöğretim okullarında ise derslik başına düşen öğrenci sayısı 42,2’dir (Güngören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü raporu). Özellikle Köyiçi civarında sınıf başına düşen öğrenci sayısı 60 – 70’i bulmaktadır. Ayrıca ilçedeki okul sayısının yetersiz olması, Güngören’deki öğrenci yoğunluğunu Bahçelievler ve Bakırköy’ün karşılamasına neden olmaktadır. Merter’de hayırseverler tarafından yaptırılan 24 derslikli okul, Anadolu Lisesi; Merkez Mahallesindeki okul ise ilköğretim olarak faaliyete geçmiştir. Ancak bu okullara rağmen Güngören’de sınıf başına düşen öğrenci sayısı yüksektir. Güngören’deki mevcut öğretmen sayısı ve ihtiyaç duyulan öğretmen sayısı aşağıdaki tabloda verilmiştir (Güngören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü):
Milli Eğitim Müdürlüğü’nün analizlerine göre; ilçede öğrenciler en çok bilgisayar laboratuarına, sonra da spor salonlarına ihtiyaç duymaktadır. İlçede ihtiyaç duyulan laboratuarlar aşağıdaki tabloda belirtilmiştir (Güngören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü):
İlçedeki öğrencilerin çeşitli sınavlardaki başarılarını analiz eden Milli Eğitim Müdürlüğü’nün sonuçları şöyle özetlenmiştir:
İBB Planlama ve İmar Daire Başkanlığı Şehir Planlama Müdürlüğü tarafından hazırlanan Kentsel Donatılara İlişkin Kent Raporu’nda yer alan farklı kriterlere göre ilçenin ilköğretim ve ortaöğretim tesisi ihtiyacına ilişkin bilgiler ise şunlardır:
Bu sonuçlara göre Güngören’in mevzuata göre ihtiyacı karşılama oranı %11, önerilen standarda göre ise ihtiyacı karşılama oranı %15’tir (İBB - Kentsel Donatılara İlişkin Kent Raporu, Ekim 2003). İlçede mevzuata göre olması gereken ilköğretim alanı 1.223.433 m², ve bu alanın ilçe alanına oranı %16,97’dir. Mevzuata göre olması gereken ortaöğretim alanı ise 815.622 m², ve bu alanın ilçe alanına oranı %11,31’dir (İBB - Kentsel Donatılara İlişkin Kent Raporu, Ekim 2003). Güngören Belediyesi de kaynaklarının bir kısmını ilçedeki çocuk ve gençlerin eğitimi için harcamaktadır. Bu kapsamda, ilçedeki Özel Kaya İlköğretim Okulu’nun engelliler tarafından kullanılan özel sınıfı yenilenmiş, başarılı olan 500 öğrenci Çanakkale gezisine götürülmüştür, İncirli Bahçe İlköğretim Okulu’nda muhtaç öğrencilere yönelik önlük ve kırtasiye yardımı yapılmıştır.. Tespit edilen bazı okullarda boyama, dış cephe boyaması, zeminlerin onarılması, kapı ve pencerelerin yenilenmesi gibi faaliyetler de yapılmaktadır. Gerekli durumlarda mekân genişletme gibi çalışmaları da içine alan temizlikler, yazın en çok kitap okuyana ödül verme, bilgisayar kursları düzenleme, yaz okulları açma, ÖSS tercihleri için öğrencilere uzman desteği sağlamak gibi faaliyetler de yürütülmektedir. Öğrencilerin boş vakitlerini değerlendirmeleri ve bilgi teknolojisi konusunda kendilerini geliştirmeleri için Bilgi Evi projesi geliştirilmiştir. Haznedar ve Güneştepe Bilgi Evleri, kapasitesinin çok üzerinde, bin 500 kişilik üyesi ile bölgelerinde öğrencilerin ev ve okuldan sonra üçüncü adresi olmuştur. ESNAF, SANATKÂRLAR ve İMALAT SANAYİİİstanbul’un batı yakasındaki işgücü büyüklüklerinin 1. 2. 3. ve 4. derece dilimlere göre yoğunlaşması incelendiğinde Güngören’de 25 – 99 iş görenin çalıştığı dilimin 1. derece yoğunlukta olduğu görülmektedir. Bunu 100 – 499 iş görenin çalıştığı ve 10 – 24 iş görenin çalıştığı dilimler takip etmektedir. 500 ve üstü iş görenin çalıştığı tesis yoktur. İstanbul il sınırları içerisinde ağırlıklı sanayi sektörlerine bakıldığında Güngören’de 1. derecede dokuma, 2. derecede metal eşya üretimi yer almaktadır. Güngören’de, Keresteciler Sitesi olarak adlandırılan bölgenin tamamı ve bu bölgenin kuzeyindeki alanlar sanayi alanlarıdır. Keresteciler Sitesi’nin etkisiyle Sanayi Mahallesi de zaman içinde bir sanayi bölgesi olarak gelişmiştir. Güngören’de hizmet işletmesi oranı %4’tür. Güngören’de dört binin üzerinde imalat atölyesi vardır. İlçede imalat sektörü çok gelişmiştir. Triko, tekstil ve hazır giyim en önemli sanayi kollarıdır. Bu işkollarına bağlı yan sanayi de gelişmiştir. Resmî verilere göre Güngören’de 6.000 esnaf vardır. İlçede çalışan kişi sayısı da 75110’dur. EMNİYET ve GÜVENLİK DURUMU İstanbul ve Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden olan Güngören, asayiş açısından İstanbul’un az sorunlu ilçelerindendir. İlçede rutin sayılan kapkaç, işyeri soygunu gibi suçlar görülmekteyse de cinayet, banka soygunu, silahlı gasp gibi ağır suçlar nadiren vuku bulmaktadır. Güngören İlçe Emniyet Müdürlüğü, aynı zamanda müdürlük binası olarak kullanılan Merkez Karakolu, Şehit Osman Kahraman Polis Karakolu ve Tozkoparan Ekipler amirliği olmak üzere üç noktada hizmet vermektedir. İlçe Emniyetine bağlı Yunuslar ve Çocuk Bürosu gibi birimler de vardır. Toplam 440 personelin ancak yüz ellisi asayiş hizmetleri için aktif sokak görevleri alabilmektedir. Özellikle gündüzleri nüfusu daha da artan ilçenin yüz kadar polise ihtiyacı vardır. İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne ait 43 hizmet aracı mevcut personel için yeterli olsa da personel artırımıyla araç sayısının artması da arzulanan hizmet düzeyi için gereklidir. İlçede meydana gelen, oto hırsızlığı, evden hırsızlık, işyerinden hırsızlık, kapkaç, gasp, yankesicilik vb. olaylara karışan 18 yaş altı 135 çocuk yakalanmıştır. Ayrıca bu çocukların, genelde tiner, bali vb. maddeleri kullandıkları tespit edilmiştir. Bunların dışında, ilçede 2005’in başından bu yana 33 adet uyuşturucu olayı meydana gelmiş ve 51 kişi uyuşturucu bulundurmak ve kullanmak suçundan yakalanmıştır. Bunlardan 8 tanesi 18 yaş altındadır. Güngören’de 2005 yılında meydana gelen asayiş olayları analiz edildiğinde, asayiş olaylarının bir önceki yılına aynı dönemine göre %67 oranında arttığı görülmektedir. Gene aynı dönemde mala karşı işlenen suçlardaki artış oranı %88.22, şahsa karşı işlenen suçlardaki artış oranı ise %12’dir. Özellikle hırsızlık ve gasp suçlarındaki artış oranı yüksektir. 2005 yılında işlenen toplam 1900 suçun 1444 tanesinin faili meçhuldür. (İlçe Emniyet Müdürlüğü raporu) Güngören Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ise 30 zabıta memuruyla halka hizmet vermektedir. Ancak Merter’deki trafik ve işçi yoğunluğu da göz önünde bulundurulduğunda, zabıta işlemlerinin aktif bir biçimde yerine getirilebilmesi için bu sayının yetersiz olduğu görülmektedir. Ayrıca, Belediyenin ana arterlere, bölgeyi belirten haritalar koyması, sokak başlangıçlarına sokak isimlerini belirten levhaların konulması ve mobese kameraların çoğaltılması olaylara daha süratli müdahale edilmesi hususunda faydalı olacaktır. SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİÇağımıza hâkim olan devleti küçülterek güçlü kılma düşüncesinin doğal bir sonucu olarak pek çok gelişmiş ülkede uzun yıllar kamu tarafından karşılanan ihtiyaçların sivil toplum tarafından karşılanmasına başlanmıştır. Ülkemizde de yirmi yılı aşkın süredir hayata geçirilmeye çalışılan yeni sağ siyasanın sivil toplum ayağında istenen sonuçlar bu güne dek alınamamış olsa da Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde Dernekler Dairesi Başkanlığının kurulması artık bu eksikliğin giderilmesi konusunda hükümetin kararlı olduğunu göstermektedir. Sivil toplumun etkin olabilmesi için merkezi hükümetin yanında yerel yönetime de önemli görevler düşmektedir. Bu görevlerin en başta geleni, yerel yönetimlerin sınırları dâhilindeki sivil toplum kuruluşlarını saptanması ve bunların yerel politikalar düzeyinde yönetime katılımının sağlanmasıdır. Zira sanayi ve ticaret sektörleri, günümüzün küreselleşen dünyasında yoğun işbirliğinin gerektiği alanlar olarak ortaya çıkmaktadır. Güngörenli imalatçının ulusal ve uluslararası pazarda hak ettiği yeri alması da ancak örgütlenmeyle mümkün olabilir. Bu amaçlarla kurulan GÜSİAD gibi kurumlarla Güngören Belediyesi’nin sürekli diyalog içinde olması, Güngören’in geleceğini şekillendirmek adına daha isabetli kararlar alınmasına yardımcı olacaktır. İstanbul’da bulunan 13179 dernekten, 189 tanesi Güngören Belediyesi’nde çalışmalarına devam etmektedir. Halkla devlet arasında bir köprü vazifesi gören sivil toplum kuruluşlarından vatandaşın şikâyet ve önerilerini almak ve vatandaş memnuniyeti için, karşılıklı ilişkilerin düzenlemesi ve bilgi paylaşımı yararlı olacaktır. Fiilen teşvik bağlamında mevcut derneklerin belediye çalışmaları hakkında bilgilendirilmeleri ve yönetim sürecine dâhil edilmeleri gerekmektedir. Güngören’de, işyerlerinin yoğun olması nedeniyle trafik yoğunluğu da yaşanmaktadır. Çevre ilçelerle ulaşım, İ.E.T.T otobüsleri, minibüsler ile özel ya da ticari taksilerle karşılanmaktadır. İlçe, şehirlerarası otobüs terminaline oldukça yakındır. Merter ve Davutpaşa hızlı tramvay istasyonları da ilçe sınırları içinde bulunmaktadır. İlçenin güneyinden geçen ve İstanbul’un bütününe hizmet veren E–5 karayolu en önemli çevre ulaşım arteridir. Bölgenin mal ve kitle ulaşımını sağlayan en önemli çevre ulaşım aksları şunlardır:
Bunlar yanında Abdi İpekçi Caddesi, Soğanlı Caddesi, Çinçin Dere Caddesi, Sancaklı Caddesi, Atatürk Caddesi, Doğanbey Caddesi, Ayazma Caddesi, Ahmet Kutsi Tecer Caddesi de çevreye ve ilçeye hizmet veren önemli ulaşım akslarıdır. Büyük bir sanayi merkezi olmasına rağmen yeterli ulaşım altyapısına sahip olmayan Merter’de, Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı toplam 25 trilyonu bulan Merter Projesi de uygulamaya geçmeyi beklemektedir. Halen Karayolları Genel Müdürlüğü kontrolünde bulunan E–5 Karayolu’nun, İstanbul girişinden çıkışına kadar Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesiyle birlikte İBB, E–5 karayolu üzerindeki yoğun trafiğin azaltılması için çeşitli projeler hazırlamıştır. Bölgedeki trafik yoğunluğu; minibüs ve otobüslerin düzensiz hareketlerinin yanı sıra, daha çok E–5 karayolundan Merter’e giriş ve çıkış noktalarındaki problemlerden kaynaklanmaktadır. Yeni proje ile otobüs ve minibüsler, yola eklenerek yaklaşık 250 metrelik cep ile disipline edilirken, E–5 karayolunun 3 şeridindeki trafik akışı da kesintiye uğramadan sağlama alınacaktır. Projenin ikinci bölümünde ise, trafiğe akıcılık getirmesi beklenen, Merter ile Fildamı Yolu’na giriş ve çıkışların bir kısmı alta bir kısmı da üste alınarak, geçişler minimum kesişmeyle sağlanacaktır. Raylı sistem güzergahı olarak, sadece Havaalanı – Yenibosna – Otogar – Aksaray hafif metro hizmet vermektedir ve bu güzergah üzerindeki 2 istasyon ilçe sınırları içinde bulunmaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediye’sinin bir yatırımı olan Zeytinburnu – Güngören – Bağcılar Tramvay hattı da tamamlanmış olup 2006 yılının Ağustos ayından itibaren aktif olarak seferlere başlamıştır. Bu hat, Zeytinburnu’ndan başlayarak, Mehmet Akif Caddesi ve Abdi İpekçi Caddesi’nden uzanarak Bağcılar’a bağlanıyor ve 8 istasyon ile ilçeye hizmet veriyor. Zeytinburnu'ndaki mevcut istasyon ile entegre olan hat, E–5 üzerinden 1016 metrelik viyadükle geçilerek Mehmet Akif Caddesi orta refüjüne inen toplam 5700 metre uzunluğundaki hat, buradaki karayolu üzerinden Efes Pilsen Fabrikası’nı geçtikten sonra Dökümay'ın (Eski tuğla fabrikası) altından Karadeniz Caddesine giriyor ve oradan Abdi İpekçi Caddesi – Necip Fazıl Kısakürek Caddesi üzerinden Bağcılar’a ulaşıyor. Hat üzerinde; Zeytinburnu, Mehmet Akif, Keresteciler, Güngören, Akıncılar, Soğanlı, Cami, Güneştepe ve Bağcılar adlarıyla 9 adet hemzemin istasyon bulunuyor. Proje hayata geçirildikten sonra Zeytinburnu – Bağcılar arasında yolculuk süresi yaklaşık 20 dakikaya düştü. Zeytinburnu – Güngören arasında 2.5 dakikada bir sefer, Güngören – Bağcılar arasında ise 5 dakikada bir sefer yapılıyor. Ulaşım açısından sahip olduğu stratejik öneme ve ülke geneline hizmet veren sanayi fonksiyonuna rağmen Güngören’deki otopark sıkıntısı ilçe trafiği için bir sorun teşkil etmektedir. Bu konuda İBB ile yürütülen çalışmalarla değişik otopark çalışmaları devam etmektedir. Güngören, İstanbul’un ilçeleri içinde, altyapı yatırımları konusunda ilk sıralarda yer almaktadır. İçme suyu şebekeleri, kanalizasyon sistemi, doğalgaz, telefon ve elektrik ile ilgili bütün altyapı yatırımları büyük ölçüde tamamlanmıştır. Yağmur suyu kanallarındaki birtakım eksikler de Belediyenin bu konudaki son çalışmaları ile giderilmiştir. Mehmet Akif Köprüsü’nün altındaki Çinçin Deresi’nin ıslah çalışmaları tamamlanmıştır. Dere, nüfusu 300 bini bulan Güngören için yeterli olmadığından dere çalışmaları Esenler’e kadar genişletiliyor. SOSYO-KÜLTÜREL FAALİYETLER
2000’li yıllara kadar sosyo kültürel açıdan bir varlık gösteremeyen ilçe, 2004 yerel seçimlerinden sonra göreve gelen Belediyenin yeni yönetiminin aldığı tedbirlerle, halkın kentlileşme süreci ivme kazanmaya başlamıştır. “Ramazan Şenlikleri”, “Gözyaşı Geceleri” grubunun sergilediği gösteriler, “7 Gün 7 Gece Aşk” konferansları, konserler vb. etkinliklerle halk Ramazan ayı boyunca bir araya getirilmiştir. Çırpıcı Panayırı’nda ilk defa düzenlenen “Güngören Belediyesi Eğitim, Kültür ve Tekstil Festivali” on binlerce Güngörenliye eğlenme ve ünlü sanatçılarla tanışma fırsatı sunmuştur. Kuruluşları tamamlanarak çalışmalarına başlayan Güngören Belediyesi’ne bağlı Çocuk Meclisi, Gençlik Meclisi ve Kadın Meclisi, ilçenin sosyal ve kültürel yaşamına yeni bir açılışım getirmiştir. Çeşitli sosyal yardımlar ve aktiviteler, geziler, toplantılar ve halkın katılımı sağlanan etkinliklerle ilçenin ortak sorun ve beklentileri konuşulur ve çözülür hale getirilmiştir.
AFET YÖNETİMİ Güngören Belediyesi’nin hazırlattığı jeolojik, jeoteknik, jeofizik koşulların belirlendiği raporda, bölgede çok katı sert kilden oluşan Miyosen yaşlı Güngören Formasyonu (Gnf) ile kireçtaşlarından oluşan Miyosen yaşlı Bakırköy Formasyonunun hâkim olduğu belirtilmiştir. Arazinin tam ortasından geçen Çinçin Deresi ve Ayvalı Dere uzantısı boyunca kil kum ve çakıldan oluşan alüvyon yer almaktadır. Yapılan çalışmalar sonucu Güngören’in tamamı yerleşime önlemli alan olarak tespit edilmiştir. Yerleşime önlemli alanlar da kendi içinde üç bölgeye ayrılmıştır:
Jeolojik birimin Güngören ve Bakırköy formasyonları olduğu bölgelerde 5; kil, kum ve çakıldan oluştuğu alüvyon sahalarında 3; Güngören ve Bakırköy formasyonlarında karşılaşılan dolgu alanlarında ise yapı temellerinin dolgu altındaki Güngören ve Bakırköy formasyonlarına oturtulması kaydıyla 5 kata planlanması jeoloji ve jeoteknik açıdan uygun bulunmuştur. (İmar Müdürlüğü) Güngören, Afet İşleri Genel Müdürlüğü deprem bölgeleri haritalarında 2. derece deprem bölgesi olarak gösterilmektedir. Bununla beraber sözü geçen raporda bölge için 1. derece deprem bölgesi parametrelerin esas alınması gerektiği savunulmaktadır. Güngören’in kuzey-güney uzanımlı vadiler ve sırtlardan oluşan topografyası genellikle belirsizdir. Bu vadilerden bir tanesinde Çinçin Deresi akar ve Çırpıcı Çayırını kat ederek Marmara Denizi’ne dökülür. Mehmet Akif Köprüsü’nün altındaki dere, nüfusu 300 bini bulan Güngören için yeterli olmamaktadır. Bu konuda da geç olmadan önlem alınması gerekmektedir KÜLTÜR ve TURİZM OLANAKLARI Güngören’deki tarihî eserlerin bir kısmı günümüze kalmamıştır. Bugün üzerinde Atatürk Caddesi bulunan köy yolunun üzerinde yer alan Ali Ağa Çeşmesi ve Sülüklü Çeşme ile Cevher Dudayev Parkı’nın alt sınırında kalmış olan Hacı Çeşme bugüne ulaşamamıştır. Genç Osman Camii müştemilatından iki çeşmeden biri tamamen yıkılmış diğeri ise caminin bahçe duvarı altında akmaz vaziyette bırakılmıştır. Yine Genç Osman Camii yakınlarındaki mektep binası da tarih içinde kaybolan eserlerdendir. Güngören’de günümüze ulaşmayı başarmış belli başlı eserler; Genç Osman Camii, Davutpaşa Kışlası ve Üçyüzlü Çeşmedir. Maalesef bu eserler de tahrip olmuş durumdadır. Dört asırlık geçmişi olan Genç Osman Camii, yirmi yıl kadar önce bilinçsizce yapılan genişletme çalışmasında aslî yapısından uzaklaşmıştır. Davutpaşa Kışlası diğer eserlere göre daha iyi korunmuş olsa da onun da ekmek fırını gibi bazı donatıları metruk vaziyettedir. Yanında yapılan caminin avlusunda kalan Üçyüzlü Çeşme’nin ise etrafı ve üzeri kapalıdır. Çeşme, suyolları tahrip olduğu için akmamaktadır. Güngören’in sahip olduğu bir başka tarihi eser, kışladan 600–700 metre mesafede, kesme taştan yapılmış Otağ-ı Hümayun Binası’dır ve halen ayaktadır. Geçmişte Çinçin Deresi üzerinde kesme taştan 4 adet köprü bulunmaktadır. Biri Eski Edirne Şose’sinin Çinçin Deresi’ni kestiği noktadadır. İkincisi Güngören’i Davutpaşa Kışlası’nın güney cephesinden geçerek Vidos Köyü’nün İstanbul ile ulaşımını sağlayan Davutpaşa Kışlası yolu üzerindeki köprüdür. Üçüncü köprü ise, Güngören’i şimdiki Atatürk Caddesi’nden geçerek Eski Londra Asfaltı’na bağlayan ve Osmanlı döneminde İstanbul’u işgal eden Fransız güçlerince dinamitlenerek havaya uçurulan köprüdür. Dördüncü köprü Eski Londra Asfaltı’nın Dökümay Fabrikası civarında Çinçin Deresi’ni kestiği noktadadır. Bu dört köprünün de Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u almak için yaptırdığı söylenir. Görüldüğü gibi Güngören’de çok sayıda tarihî eser olmadığı gibi olanlar da arzu edilenden uzak haldedir. Güngörenlilik bilinci geliştirmek isteyen belediyenin bu az sayıdaki eseri uygun bir çevre düzenlemesine tabi tutarak halka tanıtması faydalı olacaktır. |


